BULUŞLARIN SERÜVENİ
İnsanların, avladıkları hayvanları kesip parçalamak, kemikleri
kırmak için çakılları ve taşları kullandıkları zamandan beri bu aletlerde
sürekli devam edecek bir gelişme, teknolojik gelişmeler başlan bulunuyordu.
CAM: Camın hammaddesi kumdur. Kumun yapısında
bulunan silisyum dioksit, yüksek sıcaklıkta erir. Camın dayanıklı olmasını
sağlamak, yumuşaklığını artırmak ve renk katmak için çeşitli maddeler katılır.
Evlerde kullandığımız cam eşyalarının dışında yeni yapılan iş
merkezlerinin birçoğunun dış yüzeyleri de cam bloklarla kaplanmaya başlanmıştır.
Camın hafif olması ve aydınlığı sağlaması yanında estetik olması da kullanım
alanını genişletmiştir.
Mezopotamya'da bulunan ilk cam örneklerinin tarihi MÖ 3. yüzyıla
dayanır. MÖ 1000 yıllarında Mısırlılar cam elde etmeyi başardılar. Suriyeli cam
ustaları "Cam Üfleme Tekniği'ni kullandılar.
Türklerde cam sanatı Selçuklularla beraber başladı ve İstanbul'un
alınışından sonra Osmanlı döneminde gelişti. İstanbul ve çevresinde 14.
yüzyılın başlarında "Çeşm-i Bülbül" adı verilen bir cam çeşidi
yapılmaya başlandı. Türkiye'de ilk cam fabrikası 1934 yılında Paşabahçe'de kuruldu.
Çeşm-i Bülbül: Anadolu atölyelerinin çıkardığı bir
üründür. Bu teknik, modern cam endüstrisinin ilerlemiş yöntemlerinin bile
geleneksel ustaların çalışmalarını geçemediği bir tekniktir.
MÜREKKEP: Günümüzden yaklaşık yedi bin yıl önce Mezopotamya'nın verimli
topraklarında tarımın gelişmesiyle yazılı kayıtlar tutma zorunluluğu ortaya
çıktı. Babiller ve Mısırlıların başlangıçta kullandıkları yazma aracı basit
çakmak taşı iken, bunun yerini ucu yontulmuş çubuk aldı. MÖ 1300'e doğru
Çinliler ve Mısırlılar kandillerde aydınlatmadan oluşan isi su ve bitki
zamklarıyla karıştırarak hazırlanan mürekkebi buldular.
İlk çağlarda kullanılan mürekkep, parşömen üzerine yazmak için
deriye iyice sinen ve silinmesi kolay olmayan, özel dayanıklı bir mürekkepti.
Bu mürekkep, bugünde birçok mürekkeplerin yapıldığı gibi mazı soyundan
(mürekkep kozası) demir sülfattan ve reçineden (ya da Arap zamkından)
yapılırdı.
Eski mürekkebin önemli bir özelliği, yazının renginin yazarken çok
soluk olması ve daha sonra kendi kendine kararmasıydı. Günümüzde kullanılan
mürekkep de ise içine boya katılmasından dolayı böyle bir durum yaşanmıyor
dolayısıyla yazan kişinin de okuyan kişi kadar iyi görebilmesini sağlıyor.
TEKERLEK: Tekerlek bütün çağların en önemli mekanik icadıdır. Makinelerin
çoğunda, saatlerde, yel değirmenlerinde, buhar makinelerinde ayrıca otomobil,
bisiklet gibi taşıtlarda tekerlek ve tekerlek ilkesine dayanan dişli ve çarklar
vardır.
Kesile ağaç kütüklerinin yuvarlanmasının
görülmesi tekerleğin atası sayılır. En eski tekerlek yaklaşık 5000 yıl önce
Mezopotamya'da yapılmıştır. Çömlekçilerin toprağı şekillendirmede yardımca bir
araç olarak kullandıkları tekerleğin arabalara takılması ulaşımda köklü bir
dönüşüme neden oldu. İlk tekerlek kalın kalasların, yan yana getirilip
tutturulduktan sonra yuvarlak biçimde kesilmesiyle elde edilen disklerdi. MÖ
200 yılında parmaklı (ispitli) tekerlek icat edildi. Parmaklıkları deri ya da
metal şeritle sağlamlaştırıldı. Böylece ilk lastikler ortaya çıktı. Zamanla
sabit bir dingilin çevresinde dönen tekerlekler yapıldı.
MUM: Günümüzden yaklaşık 2000 yıl önce ortaya çıktı. Mum çevresi
balmumuyla ya da don yağıyla sarılmış bir fitilden oluşur, yakılan fitilin
alevi balmumunun ya da don yağının bir bölümünü eritir; böylece fitil sürekli
yanarak ışık saçar. Bu bakımdan mum, kullanılması daha kolay bir yağ
lambasıdır.
Yağ lambaları ve mumlar gazyağıyla aydınlatmanın yaygınlaştığı 19.
yüzyıla kadar başlıca yapay ışık kaynakları olmayı sürdürdüler.
BARUT: Çinliler tarafından bulunmuştur. Daha sonra Türkler vasıtasıyla
Çinlilerden Müslüman Araplara geçmiştir. Haçlı Seferleri sırasında Avrupalılar
barut yapmayı Müslümanlardan öğrendiler Barut sayesinde top, tüfek gibi ateşli
silahlar yapıldı.
Fatih Sultan Mehmet'in İstanbul surlarını yıkabilecek toplar
yaptırması, Avrupa krallarının işine yaradı. Krallar büyük toplar sayesinde söz
geçiremedikleri derebeylerin şatolarını yıktılar, böylece Avrupa’da
derebeylerin egemenliklerine son veren krallar siyasi güçlerini artırdılar.
Ateşli silahlarda kullanılan barut yol yapımında,
maden çıkarılmasında da kullanılmaktadır.
Hiç yorum yok :
Yorum Gönder